Archive | tiyatro dekoru yapımı RSS feed for this section

Aaah ah, şimdi de bana duvar lazım…

16 Jan

Yaai bir de duvar lazım şimdi..
Üüüff, işin yoksa yine git çöpten strafor bul..Tam çöpçü oldum artık yani 🙂

Düz ve uzun bir strafor parçası…
Tuğla desenlerini ateşte kızdırılmış bıçakla çizdikten sonra, bu çizgilerin içini siyah ayakkabı boyasıyla çizip netleştirdim…

Ondan sonrası zevkliydi..
Gölgelendirmeyle taşları boyadım..Gölgelendirme ne güzel bir şey..Hemen resme boyut veriyor..

Yosun rengi,  yağmur küfü, çamur lekesi gibi doğal renklerle hafif dokunuşlar yetti…
Bu duvar, sahnede çok şık durdu..
Ama uzun bir duvardı, ve ben bununla sokakta yürürken çok salak görünüyordum :)))
Neyse ki yol boyunca kendi kendime espriler yapıp güldüm..Mesela dedim ki:
-Kolunun altında koca bir taş duvarla sokakta bu kadar zorlanmadan yürüyorum ya, Herkül müyüm neyim bee 🙂
Valla, karşıdan baksanız taş duvar..ama zorlanmadan taşıyorum..Ay ben ne kadar güçlüyüm :)))
Sevgiyle kalın, sanatla kalın 🙂
Advertisements

Bana taş lazım…

14 Jan

Şimdi diyeceksiniz ki;
-Figen yavrucum ortalıkta taş kıtlığı mı var? Git sokaktan topla..
Yok yok bana tiyatro sahnesinde kullanmak üzere taş görüntüsünde yumuşak bişey lazım..
Rol icabı oyuncu yere düşecek, kafasını taşa çarpıp ölecek..
Gerçek taş kullansam adamcağızın kafası patlar Allah korusun..
Figen hadi kızım iş başına.

Aslında bir çok şey denedim..
Tutkala batırılmış kumaş parçaları, strafor filan..Ama onlar içime sinmedi..
Bir de gazete kağıtlarıyla deneyeyim dedim..
Gazete sayfalarını tutkallı suya batırarak sıkıp buruşturdum..

Biliyordummm…Daha şimdiden başladı taşa benzemeye..

Su tutkallı ya, bunlar kuruyunca biraz sertleşti..Tutkal miktarı az idi..O yüzden az sertleşti..İşte ben de tam bunu istiyordum..

Beyaz tutkal ve siyah ayakkabı boyası karışımıyla boyadım.
Dağınık olarak sarı ve yeşil reneklerde dokunuşlar da yaptım..

Taş gibi görünmüyor mu?

Bu taşları odadaki aynalı konsolun üzerine dizdim..Ve eve ilk girenlerin tepkilerini bekledim..
İlk annem gördü:
– Figen, bu taşlar ne? Ne işleri var mobilyanın üstünde?
Sonra kız kardeşim gördü:
-Ay abla bu taşlar ne?Biblo olarak kullanacak daha saçma birşey bulamadın mı?
Sonra eşim gördü..
-O taşları niye getirdin ki eve?
Sonra kızım geldi eve ve şöyle dedi:
-Anne bu taşlar niye burda?

Anladım ki baya bi benzemişler 🙂
Ha, söylemeyi unuttum, bir de bunları sobanın üzerindeki çamaşır asma şeysine iple asarak kuruttum..

Ne kadar kuvvetliyim bee.Koca taşı iki parmağımla kaldırabiliyorum !?!  🙂

Hemen bunları tiyatro salonuna götürüp sahneye koyayım..

Türkçe bilmeyen biri bu sayfaya rastlayıp bu fotoğraflara baksa herhalde şöyle düşünürdü:
-Acaba bu bloğun sahibi salak mı? Niye taş resimleri koymuş?
Aaaah ah, kimse anlamaz ki derdimi..niye böyle saçma sapan şeyler yapıyorum, beni tanımayanlar bilmez ki :)))
Bazan insana deli gözüyle baksalar da, siz yinede sanatla kalın canlar 🙂

Bizim köyün çeşmesi :)

25 Nov
Dekorları yapmaya başlayalım artık di mi?
Oyunumuz, bir köy hikayesi.
Ve bir kaç tane çeşme başı sahnesi  var..
Aslında piyasada satılan böyle hazır çeşmeler var ama onlar fazla güzel.Oysa bize eski, döküntü bir köy çeşmesi lazım.Çünkü oyun, eski yıllarda geçiyor.
Şu blok halinde gördüğünüz strafor (köpük) sizlere tanıdık gelmiştir.Bunları bloklar halinde, inşaatlarda kullanıyorlar.Zaten ben de bir inşaat yetkilisinden rica edip aldım 🙂
Sağ taraftaki kasa gibi olanı da, bir lokantanın çöplerinin arasında gördüm de aldım.Bunlar balık kasalarıymış.Hem de strafordan.Yalnız tabii leş gibiydi.Balık kokuyordu ve hatta içinde balık parçaları vardı..Öğğkk..
Bu pis balık kasasını lokanta sahibinden rica edip isterken adam niye yüzüme o kadar garip garip baktı hala anlamış değilim :)))

Bu iki parça da benim amacıma o kadar uygun ki, yani ısmarlasam böyle iki parçayı bir arada bulamazdım..

Tamam işte.Yıkık dökük bir köy çeşmesi.
Ebatları da çok uygun.
Hadi başlayalım..

Şunu bilirsiniz.Evlerde masa üstüne serilen bir naylon.Ama bu o kadar kalın ki, adeta cam gibi.Makasla zor kesiliyor.
Bununla su görüntüsü vermeye çalışacağım.

Bu da şey.Hani evi sildiğimiz vileda paspasları var ya, onun sapı..Üzerindeki renkli boyayı kazıyınca, altından böyle paslı boru renginde ve görünümde birşey çıktı.Tam da bunu istiyordum.

Suyu da buradan sokarsam olur di mi?
Hadi şimdi bütün bu parçaları birleştirelim..

Su borumuzu çeşmeye takalım..

Hatta suyumuzu da 🙂

Strafor dokusunu kaybetmek için, alçı-tutkal karışımıyla boyayalım..Taş gibi görünmeli..
Ve hatta borunun çeşme taşına girdiği yerde pas izleri bile olmalı..
Evet, borunun hemen altından akmış pas lekeleri yapalım..
Yeşil bir zemine çeşmeyi yerleştireceğimiz için, dibinde de azıcık ot, çalı çırpı desenleri olsun mu?

Köy çeşmelerinin üzerinde ne yazar bilemedim..
Biz, İÇİLİR diye yazalım..
İçmek demişken, bu arada kahvemi de içeyim, soğumasın 🙂

Siyah ayakkabı boyasıyla yazalım mı?

Bu da tamamdır.
Ama sanki birşeyler eksik di mi?

Aaaa tabi ya..birileri birşeyler yazmış olmalı bu çeşmenin taşına..
Hadi yazalım 🙂

Yalnız, bu su kısmı pek içime sinmedi.Bunu iyice inceltelim bir ara.

Kiri, pası bile olsa, simsiyah sahne perdesinin önünde güzel görünür bu..Hatta bembeyaz görünür..

Yüksekliği benim göğüs hizama geliyor.

Şimdilik balkonda dursun.
Yalnız ben çok merak ediyorum bu köy çeşmesini benim balkonumda gören karşı apartmanların sakinleri acaba ne düşünüyorlardır? :)))

Eveeett, köy çeşmemiz tamamdır.
Arkadaşlarım diyor ki, bu borunun öteki ucuna hortum takalım, hortumun öteki ucunu kulisteki lavabonun çeşmesine  takıp suyu açalım, sahnede gerçekten su aksın.Bunu biraz düşünmem lazım..
Hadi bakalım şimdi de öteki dekorları yapmaya…
*
*
Haa bu arada sizlere bir sır vereyim..Bu şekilde eve dekoratif çeşme de yapılabilir.O çeşmenin arkasına bir su motoru da takılabilir.Ve hatta ocakta kızdırılmış bıçakla taş/tuğla desenleri de yapılabilir.O çeşmeden gün boyu sular devirdaim yaparak akabilir.
Ben bu konuda zaten bir çalışma yapacağım.Hele şu tiyatro dekorlarım bitsin de…
*
*
Kocaman sevgiyle kalın :)))