Archive | March, 2011

Seramik güllerle bir vazoyu süsleme…

31 Mar
Bir önceki yazımda, tuz seramiği tarifini vererek, şu gülleri ve yapraklarını yapmıştım…
Bu gül ve yapraklarla şimdi şu dümdüz vazoyu süsleyeceğim..
Vazoyu önce siyah ayakkabı boyasıyla kapkara boyadım…….

Yapım aşamasında sizlere, güllerin diplerini böyle falçata ile düz kestiğimi söylemiştim…Herhangi bir zemine yapıştırma sırasında tam olarak bütün dibinin sağlamca yapışması için…

Nasıl yapıştıracağıma karar verdim…

Beyaz tutkal yardımıyla yapıştırmaya başladım..

Ufak boncuklar buldum..Onları da yapıştırdım…
Tutkallar kuruduktan sonra tüm objeyi siyah ayakkabı boyasıyla boyamaya başladım…

Böyle kapkara oldu…

Mobilyalarım siyah-beyaz ağırlıklı..O halde bundan sonra bu tür objeleri siyah-beyaz çalışacağım…

Kabarık olan kısımları beyaz boyadım…Evde ahşap boya vardı, onu kullandım..
Bilirsiniz ne bulursam onunla çalışıyorum 🙂

Boyama işlemini böylece bitirdim…

Aboooowww ! Ne güzel oldu…

Kuruma işlemi hemen beş dakikada bitti…

Hafifçe mat vernik sıktım her tarafına..

Tamamen kuruttum..

Ve bu da aynalı konsolumun üzerindeki yerini aldı…

Şurada insan yüzü gibi çalışılmış büyük bir vazo da var…Onu hatırladınız mı?
Onu da ben yapmıştım..Seramik çamurundan…Eski kayıtlarımda yapım aşamalarını bulabilirsiniz…

Bitti…
Valla ben beğendim 🙂

Hepinize sevgiler…


Advertisements

Tuz seramiğiyle güller yapalım…

31 Mar

Önce hamurumuzun tarifini bi hatırlayalım….

Tuz seramiği (Figen abla tarifi)

.1 bardak tuz
.2 bardak un
.1 bardak su

Evet..Hamurum hazır…

Nedense biraz cıvık oldu..Veya elimde fazla oynadım, hamur biraz cıvıdı…
Ama onun da çaresi var..Kağıt havluya sarıp biraz bekletebilirim…Böylece fazla nemi gider…
Neyse, güllerimi yapmaya başlıyorum…
Orta kısmı şekilde görünüyor zaten..
Etrafındaki gül yaprakları da minik yuvarlakların avucumda yassılaştırılmış halleri…

Gülü dilediğimce büyüttüm..

İyi mi böyle?

İşte daha sonre değerlendirmek üzere bir sürü gülüm hazır…
Haa unutmadan, her gülün dip kısmını, yani en alt tabanı falçata ile dümdüz kestim ki, ileride nereye yapıştırırsam yapıştırayım, düzgün dursun.

Yaprakları nasıl yaptığımı tarif etmeme gerek var mı? 🙂

Ve nemsiz bir yerde, ara sıra  çevirerek 3 gün beklettim…kurudular…

Bunlarla şimdi kimbilir ne objeler süslerim ben…
Hemen koşup dolaplarıma bir bakayım neler bulabilirim diye 🙂
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere….


Tiyatro provasındayız…

26 Mar
Bu da yeni oyunumuz…
Diğer oyunlarda yönetmendim ama bunda oyuncuyum….
oyunun adı: TÖRE
yazan: TURGUT ÖZAKMAN
Oyunun metnini internetten bulup okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum…
Ben bu oyunda, nine rolündeyim….Benden de ne kadar nine olursa artık 🙂
Bu görüntüler, bugünki provamıza ait…Paylaşalım mı?

Ve Şiir Kitabım Basıldı…

23 Mar
Hemen hevesle açtım yayınevinden gelen kocaman paketi….
Bu benim ikinci ve en severek hazırladığım şiir kitabımdı…

Bilenler bilir,  bir kitabın basım maliyeti küçümsenemeyecek kadar büyüktür..

O yüzden bizler altı arkadaş olarak bir araya gelip, bir kitapta toplanıp, altı şairli bir şiir kitabı çıkartmayı denedik…

Şair başına yirmişer sayfayı kaplayarak, kitabımızı şiirlerimizle donattık…
Hatta dizgisini bile kendimiz yaptık…Bunun için kimbilir kaç gece bilgisayar başında sabahladık…

Aaaa, az daha söylemeyi unutuyordum, kitabımızın kapağını ve kapak resmini ben yaptım…
Emeklerimize sağlık….

Burası kitaptaki kendime ait bölüm..
Fotoğraftaki keman çalan da benim 🙂
Bu blogda hiç şiir paylaşmamıştım.Ama şu an sadece bir şiirimi paylaşabilirim…
Mesela şu başlığı görünen anlamsız şiirimi 🙂

Anlamsız bir şiir


Sessiz sakin ağlayacak bir kuytu ararken,
Yolda çıkıverdiniz karşıma
Yuttum gözyaşlarımı
Gülümsedim sizlere…


İçim ağlıyordu,
Göremediniz…


Herkesler çekilip gittiğinde ben hep ağlardım,
Siz bilmediniz…


Yıllar,penceremden gün ışığını,
Yollar,umuda giden ayak izlerimi çalarken,
Bahçemdeki son çiçekleri suladım umutsuzca…
Yükseklerdeydi başınız
Farketmediniz
Papatyalarıma bastınız…


Tebessümlerim misliyle döndü de geriye
Acılarımı paylaşmak istemediniz…


Bu sırıtan maskeyi siz taktınız yüzüme.
Çıkarmak istedikçe,
‘Sen böyle güzelsin’ dediniz…


Yürek acılarım vardı onulmaz,
Aldırmadınız…


Bir tek kalemime gücünüz yetmedi
Karamsar şiirlerimi görünce
Gözlerinize inanamadınız…
Ben hep yalnızdm,hep yarım,
Anlamadınız…


Figen abla

Hepinize sevgiyle



DOKUZ CANLI adlı oyunumuzu da sahneye koyduk

22 Mar

Pembe’nin Hikayesi- 1. Bölüm

22 Mar

Pembe’nin Hikayesi- 2. Bölüm

22 Mar